DİLBİLGİSİ
Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen,Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş :
- "Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum..."
Erzurumlu öğrenci hemen atılır :
- "Bakirem,bakirsem,bakir..."
Öğretmen öğrencisinin bu cevabı karşısında :
- "Uy diluni eşşekarisu soksun..Öyle mi denur daa? Onun aslu pöyledur : Pakayrum,pakaysun,pakayı..."

 
5 KİŞİLİK
Temel silahçı dükkanına girer :
- "Ha pi tabanca almak isteyrum"
- "Nasıl bir tabanca?"
- "5 kişiluk..."

 
MUTLU KİŞİ
Paris'te bir nehrin kenarındaki bulvarda yürüyen Temel, suyun ortasında bir elin yükselip battığını görür...İyice nehrin kıyısına yaklaşır ve boğulmakta olan adama doğru bağırır :
- "Uşağum sen hanci millettensun?"
Adam kendisine bir kurtarıcı çıktığını görmenin sevinciyle bağırır :
- "Türk'üm...Türk'üm !! "
Temel batıp çıkmakta olan adama son bir kez daha bakıp yürümeye başlarken şöyle seslenir:
- "Ne mutli Türk'üm diyene ! "

 
TANINMIŞ
Fadime nine uçakla İstanbul'a gelmektedir.Bagaja verdiklerinin dışında yanına aldığı küçük çantalarını cam kenarına koymuş,ikili koltuğa tek başına yayılmıştır...
Fakat uçak havalanmadan hemen önce hostes yanına gelir ve toparlanarak tek koltuğa oturmasını sert bir şekilde söyler...O ne kadar rica etse de söz geçiremez ve hostesin kötü sözleri arasında çaresiz iyice sıkışır.
Yolculuk başladığında Fadime ninenin içi içini yemekte ve hostese ağzının payını vereceği zamanı kollamaktadır...Bir ara meyva suyu servisi sırasında hostes kız yanına yaklaştığında sorar :
- ''Kızum sen penim oğlum Temel'i taniy misun?''
- ''Hayır,tanımıyorum efendim''
- ''Uy hacceten sen oğlum Temel'i tanımay misun?''
Hostes oldukça meraklanmış ve hayret etmiştir:
- '' Teyzeciğim,oğlunu muhakkak tanımam mı lazım yani ? ''
''Yok yani'' der Fadime nine; ''İstanbul'un bütün orospilari penim oğlum Temel'i tanırlar da,ondan sorayrum''

 
DARGINLIK
Karadenizlinin biri,birgün elleri cebinde umumi tuvalete girer,orada bulunan birine önünü göstererek :
- "Çöz ha puni" , der.
Adam elleri cebinde olduğunu görünce ''Herhalde sakat'' düşüncesiyle denileni yapar.
- "Dışarı al oni"
Adam bunu da yapar.Daha sonra bir emir daha gelir :
- "İşet ha oni.."
Bu iş de bitince bizim Karadenizlinin sesi bir kez daha duyulur :
- " Sok ha oni içeri"
Adam sevap işlemenin huzuru içinde bunu da yapar.Bu sırada Karadenizli vatandaşın düğmelerini iliklediğini gören adam öfkeyle :
- "Be adam madem elin kolun sağlamdı da ne diye bu işi bana yaptırdın?" diye söylenince şöyle cevap alır:
- "Uşak piley musun ha pu namussuz dün gece beni çok mahçup etmiştir...Şimdi küsüm oğaaa,konuşmayrum"

 
YERİNE GÖRE
Temel Eskişehir'deki amcasını gördükten sonra İstanbul'a gitmek için trene biner... Ne var ki yanlış trene binmiş ve Ankara'ya gittiğini anlamamıştır...Biraz sonra karşısında oturan adamla ahbaplığa başlar :
- '' Hemşerum sen de mi İstanbul'a cideysun?''
- '' Yok ben Ankara'ya gidiyorum ''
Temel bu cevap üzerine biraz şaşırır ve şöyle der :
- '' Uy,adamlar işi nasul da ilerletmuşlar da haperumuz yok..Sen Ankara'ya doğru oturaysun seni oraya cötüreyu,pen İstanbul'a doğru oturayım peni de İstanbul'a cötüreyu...''

 
DENİZ BİTMİŞ
Açık denizde geminin kaptanı ölünce Karadenizli diyerek Temel'i kaptanlığa getirirler...Bir gün,iki gün derken işler iyi gider,fakat üçüncü gün sabaha karşı gemi karaya oturunca bütün tayfalar :
- ''Ne ettin de karaya oturttun gemiyi kaptan?..''
diye sorunca ,Temel cevap verir:
- ''Pen pişey etmedum...Denuz pitti...''

 
TREN
Temel bir gün tren kullanirken treni devirmis, 400 kisi ölmüs.
Amiri sormus "Oglum nasil oldu ?", demis.
Temel "Tren rayina bir adam çikti, onun yüzünden oldu.",demis.
Amiri "Oglum ezseydin o adami da 400 kisi ölmeseydi ,"demis.
Temel de "Ben de öyle düsündüm , adam raydan çikinca onu ezmeye
çalisirken tren devrildi ", demis.



 
BAKİRELİK
Temel mahkemede Fadime'den boşanmak istediğini söyler. Neden Fadime'nin
bakire olmamasıdır. Hakim üç aylık evli olduklarını öğrenince bu kadar
zamandır nerdesin der. Temel ise:
- İlk gece kız idi hacim pey, laçin şimti teğul.

 
TEMELİN AMERİKA MACERASI

Efendim Temel ve Dursun yerleşmek için amerikaya gitmişler. Derken bi gün bide bakmışlar etrafları kızıldereli dolu. Bakmışlar vaziyet kötü..
Temel: Ula Tursun, pi saz çalacağum, pelkü hoşlarina gider, pizi oldurmekten vazgeçerler da.. demiş. Kızıldereliler saz senini duyunca ne yapcaklarını şaşırmışlar ve kaçmışlar
Demiş ki Temel : Ula haçan purasinun ismi TekSAZ olsun.
Derken bir müddet daha yol almışlar. Aaa. Bide ne görsünler. Etrafları Kızıldereli dolu,
Hemen Temel'in aklına tecrübeleri gelmiş, başlamış çalmayaaa...
Kızıldereliler hiç etkilenmemişler. Bü güzel bunları becermişler, sazı sapından kırıp arkalarına sokmuşlar...
Demiş ki Temel : Ula haçan purasinun adi ArkanSAZ olsun
Derken bir müddet daha gitmişler. Bide ne görsünler. Yanlışlıkla Kızılderilerin kampına düşmemişlermi.. Vaziyet hiçte iyi deyil. Bizim kahramanlar korkudan altlarına kaçırmışlar, Ortalığı bi kokudur sarmış.
Demiş ki Temel : Ula haçan purasinun adi da LazVeGAZ olsun....