Kendi memleketimde ve kendi memleketimin insanlarının  hazırladığı bir sitede tanıtıma ne dersinin.???
Biliyorum bu yazdıklarımın yazıda yazacaklarımız sizinle hiç alakası yok..
olay sadece bana ait ben ve hayat bir nevi.. Karadeniz'in esen rüzgarından ve kayalarından dökülen bir parça…
İlginç değil mi?hepimiz ilginçiz aslında hani derler ya Karadenizli olmak hele de oflu hele de hayratlı olmak bir ayrıcalıktır daaa…
farklı yaşam, farklı hayatlar sunuyor bize hayratın dağları..))
ağaçlarla konuşabiliyoruz. .dikenlerin içine apansızca dalabiliyoruz.
kendimizi özgürce bırakıyoruz..o yaşantımıza ve işte bu yüzden Karadeniz bence özgür demek…
kadını erkeği özgürdür Karadeniz insanı hep kafa tutar hayata..
Hepimiz de yanlış olduğunu bilsekte inatlarımız ve hayata kafa tutan yapımızla sonuna kadar savaşırız..savaşmak ve özgürlük
Ne güzel de bizi yansıtıyor.
Aşksa bize çok uzak bir kavram  yine hırçın oluyoruz.olmuyor.aslında çok fazla şey istemiyoruz .belki de  hiçbir şey istemiyoruz beklide bundandır..hep inat ederiz aşka bile
İTİRAF EDEMEYİZ KENDİMİZE
OYSA HİÇ BÜYÜK BEKLENTİLERİN İÇİN DE DEĞİLİZDİR Kİ.
DESENİZE BELKİ DE O YÜZDENDİR ANLAŞILAMAYIŞIMIZ…
BENDE  likarba'yım.
dağlarda gezerken yolunuzu kaybettiğinizde karşınıza salkım salkım bu meyve çıkar, güzelce yer karnınızı doyurursunuz…insanların zor zamanlarında yola çıkanlara da yararlı olmuşumdur ben likarba herkese binlerce kez merhaba…………………
Hayatınızın hiçbir döneminde sevgisiz kalmayın ve omzunuza konan ama görünmeyen meleğinizi unutmamanız dileğiyle şimdilik hoşça kalın..

LİKARBA

 

Yaban Mersini (vaccinum myrtillus) ılıman iklimlere adapte olmuş bir üzümsü meyve türüdür. Anavatanı kuzey yarım kürenin serin ve dağlık bölgelerinde yetişen bircok türü vardır.

Genel olarak kuzey Avrupa, Amerika’daki Rocky dağları ve ülkemizde, Doğu Karadeniz bölgesinin rakımca yüksek olan fundalık ve ormanlık bölgelerinde yabani formda değişik tipleri bulunmaktadır.

Rize’de Likapa,Trabzon’da Ligarba, Lifos veya Trabzon Üzümü, Rize Pazar ilçesinde Kaskanaka, Rize Ardeşen İlçesinde Çera (Çela), Artvin’de Morsivit veya Mahabak, Giresun’da Çalı Çiçeği, diğer bölgelerde ise Ayı Üzümü, Çay Üzümü veya Çoban Üzümü olarak isimlendirilen ve literatürümüze Yaban Mersini olarak giren bu üzümsü meyve puslu veya parlak mavi rengi ile MAVİ ALTIN (blue gold) olarak nitelendirilmektedir. İngilizcesi Blueberry olarak bilinen yaban mersini Sağlık meyvesi olarak tanınmaktadır. Yaban Mersini özellikle 1906 yılında Amerika’da başlatılan ıslah çalışmaları sonucu doğadaki yabani formlarına göre kültüre alınan çeşitlerin, özellikleri (meyve iriliği, tadı,olgunluğu v.s) daha üstün niteliklere sahip olduğu görülmüştür.

1879 tarihli Osmanlıca bir belgede, Rize’deki ormanlarda, kırlarda ve halkın bazılarının bahçelerinde bol miktarda keşfedilen bir tür çay ağacından bahsedilmektedir. Bu belgeye göre yöre halkı bu bitkiyi, emek ve akça sarf ederek terbiye edip yapraklarını kilosu on mecidiye karşılığında satmaktadır. O zamanın hükümeti tarafından gümrük vergisi alınan bu çaya benzeyen bitkiden, ayrıca orman vergisi de alınmak istenmektedir. Rusya Hükümeti bu bitkiden vergi namına bir şey almadığından bu çayların kaçak olarak yurt dışına çıkacağından endişe duyulmaktadır. Trabzon valiliğinin yazısı üzerine Osmanlı Hükümeti bu bitkiden örnekler istiyor. Orman Bakanlığı’nın da kontrolünde olmak şartıyla bunun yararlı olup olmadığı araştırılıp ondan sonra tarımının yapılmasına ve yaygınlaştırılmasına teşebbüs edilmesi tavsiye olunmuştur.