ÇANAKKALE
SAVAŞININ YAMYAMLARI !
Güçlü dünya ülkeleri, 1800’lü yıllara kadar büyük bir insanlık ayıbı
olarak sürdürdükleri köle düzenini, bu tarihten sonra değiştirerek ve
350 seneye yakın köle olarak kullandıkları insanları, artık kendi
vatanlarında sömürmeye başlamışlardır.

ZORLA VATANLARINDAN AVRUPAYA KÖLE OLARAK GÖTÜRÜLEN İNSANLAR
1900’lü yıllara yaklaşıldığında ise, dünyanın yeni keşfettiği petrolü,
rezerve eden ülkelere hücum etmişlerdir.Kısaca, 1. cihan harbine
yaklaşırken dünya en güçlü olmak isteyen ülkeleri, daha çok ülke
sömürmek, daha çok ülkenin topraklarında bulunan, yer altı
zenginliklerini eline geçirmek için, kıyasıya bir rekabet içerisine
girmişlerdir. Zaman zaman bu rekabet farklı boyutlara taşınmış ve
ülkeler birbirleri ile savaşın eşiğine gelmiştir, hatta Afrika başta
olmak üzere bazı bölgelerde çatışmışlardır da. 1. dünya savaşını
çıkaran asıl nedende budur.
Garip, zayıf ve aciz küçük devletlerin, verimli topraklarını,
madenlerini ve yer altı zenginliklerine el koyan bu gözü dönmüş, sözüm
ona Sırtlan Kümeleri, bunlarla yetinmişler midir ? tabiki
yetinmemişlerdir. Bir devlete sahip çıkan, elbette o devletin
milletine de sahip çıkar. Kullanmışlar, hemde kendi memleketlerine
götürüp köle olarak ta deyil, başka ülkelere savaşmaları için
kullanmışlar.Öyle ki, hala günümüzde İngiltere için savaşmaya hazır
bir çok ülke var. Bunlardan en enteresanı, 150 senedir İngiltere’nin
emrinde olan Nepal’li Gurkalar.
1. Dünya harbi yaklaştığında tüm sömürü ülkeleri, sömürdükleri
milletlerden insanları toplayarak, eğitip cephelere
gönderiyorlardı.Tabi ki İtilaf ülkeleri olan, İngiltere ve Fransa,
kendileri için savaşan bu insanları, Mısır’a, Rodos’a ve Limni’ye,
açılması kuvvetle muhtemel olan Çanakkale cephesi için
topladılar.Nihayetinde 25 Nisan sabahı çıkarma başladığında, bu sömürü
askerlere önemli cephelerde görev verdiler. Örneğin, Kumkale de
Fransızlar Senegel’lileri çıkardı, İngilizlerde Kabatepe ve Ağıl dere
arasında, Avustralyalıları kullandı.
İNGİLİZ’LER İÇİN ÇARPIŞAN NEPAL’Lİ GURKALAR

Kara savaşlarının ilk gününden, son günü olan 9 Ocak 1916 tarihine
kadar, sömürü ülkeleri hemen hemen her cephesinde bulunmuşlar ve
Mehmetçik ile harp etmişlerdir. Peki kimdi bu sömürülen ülkeler ? En
başta Senegal var bizim için.Çünkü Senegal ile biz Müslüman ülkeleriz.
Ancak Senegal’li, Fransızların baskılarına tahammül edemeyip, bizi
karşı savaşmak zorunda bırakılmış.Bazı rivayetlere göre, bir miktar
Senegel’li, saf değiştirerek bizim yanımıza gelmiştir.Senegal’li
askerlerin en büyük özelliği, çok sağlam bir bünyeye sahip olmaları ve
keskin nişancı olmalarıdır.Keskin nişancılar, vurmuş oldukları
subaylara göre madalya almaktadırlar.Çanakkale savaşlarında, maalesef
Fransızlar bu sebepten Senegal Birliklerine bir çok madalya
dağıtmışlardır.Senegal’li askerlerin bir diğer meziyetleri ise, çok
iyi kama ( büyük ve geniş bıçak ) kullanmalarıdır.Esir almadan
acımasızca taarruzları, gazi olan Mehmetçiğimiz tarafından daha
sonraları anılarında anlatılmıştır.
ÇANAKKALE’DE MEHMETÇİK’E KARŞI SAVAŞAN SENEGAL’LİLER

Bir diğeri Hindistanlılar.Hindu birlikleri İngilizlerin yanında
Çanakkale savaşına Tugay seviyesinde katılmışlardır. İçlerinde bir çok
Müslüman’da vardır, ancak onlarca sene İngilizlerin yanlarında
savaşmaları nedeniyle, bizlerle bir Müslüman gibi deyilde, bir İngiliz
gibi savaşmışlardır. İçlerinde bizim saflara geçen veya merhamet
gösteren çok az olmuştur. Bir diğeri Hindistan’ın daha ilerisinde
bulunan, bir Asya ülkesi Nepal’li Gurkalar dır. Senegal’li askerler
gibi çok iyi kama kullanan bu insanlar İngilizlerin en eski sömürge
ülkelerinden biridir. İçlerinde Müslüman askerde olmasına rağmen
bizleri bilmemekte ve bunlarda bir İngiliz gibi savaşmaktadırlar.
Çanakkale
savaşlarına sömürü olarak en çok asker sevk eden şüphesiz Avustralya
ve Yeni Zellenda’dır. ( bu ülkeler birer İngiliz kolonisi olmasına
rağmen, İngiliz’ler tarafında aşırı baskı görüyorlar ve zaman zaman
hoşnutsuzluklarını sesli dile getiriyorlardı.Ancak savaşta diğer
koloniler gibi onlarda İngiltere’ye kenetlendiler. ) 1. dünya harbinde
bu insanlara kısaca ANZAC dendi.
Mehmetçik’in karşısında dürüstçe ve mertçe savaşan bence tek kolordu
idi.
Çanakkale’de bizlere karşı savaşan daha bir çok küçük gurup
bulunmuştur ve hepsini zikretmeye kalkarsak maalesef konunun içinden
çıkamayız.
Ancak ÇANAKKALE’NİN YAMYAMLARINDAN bahsetmeden geçemeyeceğim.
Tüm sömürdüğü ülkeleri toplayan bu sırtlan kümeleri, bununla
kalmamışlar. Önlerine çıkan ne kadar yamyam varsa onlarıda
getirmişler.Özellikle Avustralya’nın Aborjin’leri ile Yeni
Zellanda’nın Maori’lerini getirmişlerdir.
Maoriler
Zincirlerinden boşalan itler gibi, bizlerin üzerine saldırtılan bu
yamyam’ların davranışlarını, bazen kendi askerleri dahi
kabullenememişlerdir. Örneğin, İngiliz gazeteci yazar Ellis Ashmead
Bartlett Anafartalar cephesinde gördüğünü tiksintiyle anlatmaktadır.
“Esir alınan bir Türk’ü Maori’ler diz çöktürüp bekletiyorlardı. Birisi
tüfeğin dipçiğini havaya kaldırarak büyük bir şiddetle esir askerin
kafasına vurdu.Kafatası dağılan Türk askerinin çevresinde bağrışarak
dans etmeye ( haka dansı ) başladılar.Tüm bu olanları çevrede bulunan
İngiliz askerleri görmüşler ve seslerini çıkarmadan seyretmişlerdi”.

Ben bu anıdan sonra bir şey yazamam, yazarsam şayet, terbiyem bozulur,
ne aklımdan, ne dilimden nede elimden hayır dökülür.
İstiklal Marşımızın yazarı,
büyük üstat MEHMET AKİF ERSOY savaştan hemen sonra büyük bir
olgunlukla bunların cevabını vermiştir.
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Avustralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
KAYNAK : Mustafa KESKİN
http://www.canakkalesehitlerimiz.com/canakkale_savasinin_yamyamlari.php
|