III. HARP
ESNASINDA ÇANAKKALE CEPHESİNDE OSMANLI DEVLETİ İLE ALMANYA
ARASINDAKİ MÜNASEBETLER
Stratejik bakımdan iki blok içinde çok değerli olan Çanakkale
Boğazına karşı Müttefik Devletlerin teşebbüsleri daha 1914
Ağustosundan itibaren bahis konusu olmuş fakat Osmanlı Devleti
henüz tarafsız olduğu için bu mesele üzerinde fazla
durulmamıştı.
Almanya'nın ise daha 2 Ağustos 1914 tarihli ittifâk
Anlaşmasından önce Boğazlara askeri personel gönderdiği
görülmektedir 24 Haziran 1914'de 4'ü subay, 32 astsubay ve 201
erbaş ve er olmak üzere toplam 237 askeri personel gelmiş ve
bunlar Enver Paşa'nın emri ile Çanakkale Boğazındaki
bataryalar ile gemilerde görevlendirilmiştir.
Osmanlı - Alman ittifâk antlaşmasının imzalanmasından sonra
ise 27 Ağustos 1914'de 2 Alman Amirali ,15 deniz subayı,ve 281
deniz eri İstanbul'a gelmiş ve boğazlarda görev almıştır. Tabi
1600 kadar mürettebatı ile 10 Ağustosta Çanakkale Boğazından
giriş yapan Goeben ve Breslav gemileri bu sayının dışındadır.
Ayrıca bunlar dışında farklı tarihlerde başka Alman subay
,astsubay, erbaş ve erleri ile teknik personel Boğazlar
bölgesinde görev yapmak için görevlendirilmiştir.
Fakat bu subayların gelişinden itibaren Boğazlar bölgesinin
savunmasında emir-komuta bağlantısı kurulamadığından sevk ve
idarede ortaya çıkan otorite boşlukları Almanya ile Osmanlı
Devleti arasındaki politik anlaşmazlıklardan doğmuştur. Bu da
Boğazlar bölgesi için önemli bir tehlike arz etmektedir. Şöyle
ki: Amiral Usedom'un haricinde Müstahkem Mevki Komutanı olarak
Albay Cevat Bey görevlendirilmiş , Amiral Merten Türk
Karargâhı Temsilcisi olarak Çanakkale'de bulunuyor ve Gelibolu
Yarımadasının ortası ile kuzeyindeki birliklerde, I. Ordu
Komutanı Liman Von Sanders'in emrindeki III. Kolordu'ya ait
birliklerden oluşuyordu. Ayrıca Türk Genel Karagahıda Boğazlar
üzerinde doğrudan bazı yetkilere sahip bulunuyordu.
Ayrıca Osmanlı Devleti yöneticileri ile Alman yetkilileri
arasında boğazların güvenliği ile ilgili fikir ayrılıkları ve
eğer bir saldırı olursa - Almanya buna garip bir ısrarla
ihtimal vermemekteydi -savunma için gerekli askeri yardımların
Osmanlı Devleti'ne ulaştırılmasıyla alakalı güçlükler diğer
tehlikeyi yansıtmaktaydı. Çünkü savaş başladığında tarafsız
sonra kısmen düşmanca bir tavır içine giren Balkan
Devletleri'nin Berlin - İstanbul demiryolu bağlantısı üzerinde
bulunmaları hem harbin sevk ve idaresinde müşterek kararlar
verilmesinde hem de yardımların ulaştırılmasında engel teşkil
ediyordu. Nitekim 1916 yılında kurulan Berlin -İstanbul
demiryolu bağlantısına kadar Osmanlı Devleti genel mahiyetle
kendi olanakları dahilinde mücadele etmiştir. Zaten askeri
malzemelerin gelişi hızlanmış olsa dahi gecikme nedeniyle
cephelerde oluşan tehlikelerin giderilmesinde yeterli
olmamıştır.
Çanakkale2ya saldırı fikri bir Rus sorunu ile ortaya
çıkmıştır. Sarıkamış saldırısının Osmanlıların çıkarına
geliştiği bir sırada Rus Orduları Baş komutanı Grandük Nikolas,İngiliz
Harbiye Nazırı Kitcmer'den Osmanlı kuvvetlerinin bir kısmının
Kafkas cephesinden uzaklaştırılmasını sağlayacak bir kara veya
deniz gösterisinin yapılmasının mümkün olup olmadığını
sormuştur. Grandük böyle bir gösteri için Çanakkale'den
bahsetmediği halde Londra'da Çanakkale seferi fikri çoktan
doğmuştu.
Asıl hedef boğazları ele geçirip Osmanlı Devletini parçalamak
suretiyle toprak bütünlüğünü bozarak savaş dışı
bırakmak,boğazlar yolu ile Rusya'da yardım yapmak
Alman-Avusturya ordularını arkadan çevirerek doğuya doğru
yayılmalarını engellemekti. Ayrıca İngiltere bu sayada
doğudaki sömürge topraklarını güvence altına almayı da
istiyordu.
Bu amaçla 19 Şubat 1925'de saldırıya geçip bir ay süre ile
devam edecek olan deniz harekâtına başladılar. Fakat
Osmanlıların boğazlara mayın çevresindeki tepelere güçlü
bataryalar yerleştirdiklerini biliyorlardı. Bu nedenle
amaçlarını gerçekleştiremeden 18 Mart 1915'deki son
teşebbüslerinde başarısızlığa uğrayıp üç savaş gemisi
kaybederek geri çekilmişlerdi.
18 Mart deniz zaferi Türk-Alman münasebetlerini de etkiledi.
Yenilmez bilinen İngiliz donanmasının hep başarısızlıklar
kaydeden Osmanlı tarafından mağlubiyete uğraması Enver
Paşa'nın dahi Almanlara karşı düşüncelerini değiştirmişti.
Kazanılan zaferle Almanların çıkarları korunurken onların
sadece bir miktar ödünç para ile birkaç alman subayı
gönderdiklerini Enver Paşa'da itiraf etmişti.
Deniz savaşının başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra İtilaf
devletleri bir kara hareketi ile kaybedilen moral ve prestiji
yeniden kazanma planına karar verdiler. Bu doğrultuda 25 Nisan
1915 sabahı saat 05:00 dan itibaren sekiz buçuk aya sürecek
olan Çanakkale Muharebeleri donanma desteğindeki İtilaf
Devletleri askerlerini Gelibolu'ya çıkışları ile başlamıştır.
Kara savaşları sırasında Mayıs 1915'te Liman Von Sanders
eğitilmiş 200 istihkamcının acilen gönderilmesini istemiş ve
V. Ordu emrine Haziran sonuna doğru ilk ve tek Alman birliği
gelmiştir. Bu birlik bir istihkam bölüğü kadardır.
Alman istihkam bölüğünün ilk personeli 10 Nisan 1914'te gelmiş
ve bunları 13 Nisan ve sonraki tarihlerde gelenler takip
etmiştir.
200 mevcutlu olan bu bölük Güney Grubunda ve Seddülbahir'
Enver Paşa karşı kullanılmıştır. Bölüğün mevcudu bölge
şartları ve muharebeler sonucunda 40'Almanya kadar düşmüştür.
Bundan sonrada muntazam bir bölük olarak değil de , cepheye
dağılmış olarak ve nezaretçi şeklinde görevlendirilmişlerdir.
Bu birlik dışında başka kuvvet gönderilmezken topçu
bataryalarında hizmet görmek amacıyla subay ve astsubaylar
gönderilmiş ve bunlar V. Ordunun çeşitli kademelerinde görev
almıştır.
Ayrıca Kasım 1915'te 24cm'lik bir Avusturya havan bataryası
ile Aralık 1915'te 15cm'lik bir Avusturya obüs bataryası
Gelibolu'ya gelmiştir. Bunlarla birlikte Çanakkale'ye gelen
Alman subay, astsubay ve erlerin sayısı 500 kişiyi bulmuştur.
Bunlar dışında 6 Temmuz 1914'de gelen deniz tayyareleri
Çanakkale Muharebeleri'nde kullanılmak için
görevlendirilmiştir.
Birinci Dünya Harbi esnasında Osmanlı Harekatının en görkemli
zaferinin yaşandığı Çanakkale'de görev alan önemli Alman
subaylarına gelince öncelikle bahsedilecek olanlar:
Liman Von Sanders: Alman Askeri Heyeti Başkanı olarak geldiği
Türkiye'de I. Kolordu Kumandanlığı görevinde bulunmuş ; Harp
esnasında bu görevi devrederek Gelibolu'da kurulan V. Ordu
Kumandanlığı yapmıştır.
Gressmann Paşa: 1915-1916 yıllarında Türk Tümgenerali
rütbesiyle askeri heyette görev almış ve Çanakkale'deki V.
Ordu Topçu Kumandanlığı görevinde bulunmuştur.
Amiral Von Usedom Paşa: 1914-1918 yılları arasında Türk
mareşali rütbesiyle görev yapmış ve Boğaz Kumandanlığı
hizmetinde bulunmuştur.
Souchon Paşa: Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Harbine girmesine
sebep olan amirallerden Karadeniz olayının kilit adamı
Koramiral Souchon , 1914-1917 yılları arasında Akdeniz Filosu
Kumandanlığı ve Türk Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı yapmıştır.
Merten Paşa: Koramiral Merten , 1914-1918 yılları arasında
Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki Kumandanlığı yapmıştır.
Ayrıca Süvari Yüzbaşı Mühlmann'ında Liman Von Sanders'in
karargahında görev aldığı bilinmektedir.
IV. ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİN SONA ERMESİ
25 Nisan 1915'te başlayan İtilâf Devletleri çıkarması istediği
başarıyı elde edemeyince ve devamlı olarak asker kaybı olunca
Aralık ayından itibaren geri çekilmeye başladı. Bunda etkili
olan diğer bir husus 1915 yılı sonlarına doğru Bulgaristan
yolunun açılmasıyla müttefiklerin silah ve malzeme
yardımlarının artamaya başlayarak gözlenen Türk birlikleri
karşısında verilecek askeri ve maddi - manevi kayıpların
İtilâf Devletleri tarafından göze alınamayacak kadar büyük
olma ihtimalidir.
18-19 Aralık 1915 'te batı kıyılarından başlayarak 8-9 Ocak
1916'da Gelibolu Yarımadasından tamamen çekilmeleri Çanakkale
Boğazını geçme çabasının sonucunu ortaya koymuştur.
Çanakkale Muharebeleri'nde yer alan güçler arasındaki büyük
dengesizliğe , güçlü bir donanma tarafından desteklenen bir
kara ordusuna karşı yapılmasına ve savaşı destekleyecek maddi
kaynaklar açısından aradaki farkın bariz bir şekilde Osmanlı
Devleti aleyhine olmasına rağmen Türk askerinin mücadelesi ile
kazanılmış bir zaferdir.
Nitekim müttefiklerden beklediği yardımı alamamasına rağmen
Çanakkale Muharebeleri bir miktar ödünç para ve birkaç Alman
subayı haricinde tamimiyle kendi imkanlarıyla kazandığının bir
kanıtıdır. Zaten Türk ordularını kumanda eden Liman Von
Sanders ikmal bakımından karşılaşılan güçlükleri sıkça dile
getirmiş ve az olan cephane Türkiye'de zaten üretilmediğine
dikkat çekmiştir. Buna rağmen birkaç cephede aynı anda
savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devletinin bu harpleri ülke içi
imkanlarla devam ettirmesi dahili kaynakların azalmasına hatta
yetersiz duruma gelmesine neden olmuştur.
Sonuç olarak Osmanlılar kadar Alman Yöneticileri de ihtiyaç
duyulan malzemenin temini ve tedariki konusunda büyük
gayretler sarf etseler de Avrupa'nın asıl cephe sayılması
ulaşımdaki güçlükler buna engel olmuştur. Avrupa'daki
cephelerden kalan ihtiyaç fazlası ise ancak 1916'dan sonra
gelmeye başlamış bu da ülke içindeki yetersizlikler nedeniyle
istenilen yerlere ulaştırılamamıştır.
Unutmamak gerekir ki maddi ve askeri yardımlar muhakkak yardım
yapan ülkenin veya ülkelerin politik faaliyetleri sonucu ve
kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleşir. Ayrıca dışarıdan
alınacak yardımların devamlılığı olamayacağı ve geri
ödenmesinde güçlüklerle karşılaşılacağı bir gerçektir. Bu
sebeple her ülke kendi içinde üretime ve gelişmeye önem
vermelidir.
Çanakkale Muharebeleri'nde uyanan vatanın müdafaası , düşünce
ve gayreti önceki mücadelelere göre daha farklı , daha güçlü
olup Milli Mücadele ruhunun da başlangıcı olmuştur.
BİBLİYOGRAFYA
ARMAOĞLU,Fahir; 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi ( 1914-1980 ),
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları , Ankara , 1984
BAYUR, Yusuf Hikmet; Türk İnkilâbı Tarihi , C. II. , Kısım III.,
Trablusgarp ve Balkan Savaşları , Osmanlı Asyası'nın
Paylaşılması için Anlaşmalar; T.T.K. Yayınları , Ankara, 1991
KARAL, Enver Ziya; Osmanlı Tarihi , C. IX. ,İkinci Meşrutiyet
ve Birinci Dünya Savaşı (1908-1918), T.T.K. Yayınları,
Ankara,1999
SHAW, Stanford J. - Ezel Kural ; Osmanlı İmparatorluğu ve
Modern Türkiye, C. II , e yayınları , İstanbul ,1983
YILMAZ, Veli; Birinci Dünya Harbinde Türk-Alman İttifâkı ve
Askeri Yardımlar , Cem Ofset Matbaacılık Sanayi A.Ş., İstanbul
, 1993 |
|
|
|